Hikmet Ehli · Arşiv

Kütüphane araması

16 sonuç

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

Aranan şeyin değeri, sonuçlarının değeriyle; önemi, faydalarının çokluğuyla ölçülür.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 13

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

Gönüller farklı alanlarla ferahlar, tek bir alandan ise usanır.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 13

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

Keskin zekâ ve hile kınanır; çünkü bunları kullanan kişi aklının üstünlüğünü kötülüğe harcamıştır. İyiliğe yöneltseydi övgüye değer olurdu.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 25

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

Bil ki kazanılmış akıl, doğuştan gelen akıldan ayrılamaz; çünkü onun ürünüdür.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 26

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

Hevâ iyilikten alıkoyar ve akla karşıttır.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 29

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

Hevâ baskın ve helâk yollarına sürükleyici olduğundan, akıl ona karşı gözetleyen ve mücadele eden bir bekçi kılınmıştır.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 30

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

Nefis, hevanın sonuçları kendisine bildirildiği için akla boyun eğdiğinde, hevâ çok geçmeden akıl tarafından yenilgiye uğratılır.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 31

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

İki seçenek ona karışık gelirse, kendisine daha sevimli olanından kaçınsın ve daha kolay gelenini bıraksın.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 33

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

Sonra nefsi, sevdiğini doğru ve arzuladığını güzel göstermesinden dolayı şüpheyle sorgulamalıdır.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 33

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

Kibire gelince: nefrete yol açar, yakınlık kurmaktan alıkoyar ve kardeşlerin gönüllerini kinle doldurur.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 236

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

Kendini beğenmişlik güzellikleri gizler, kusurları açığa çıkarır, kınanmaya yol açar ve erdemlerden alıkoyar.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 237

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

Kibrin çeşitli sebepleri vardır. En güçlü sebeplerinden bazıları üstün konum, buyruğunun geçmesi ve denkleriyle az görüşmektir.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 239

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

Bu da akıllı kişinin nefsinin övgüyle coşmasını önlemesi ve onu kendisi hakkındaki övgüleri doğru saymaktan alıkoyması gereken bir husustur.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 240

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

Erdemlerin temeli ve edeplerin kaynağı akıldır.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 17

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

Bil ki, işlerin hakikatleri akılla kavranır; iyi ve kötü işler onunla birbirinden ayırt edilir.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 18

Selef ve Âlimler · Mâverdî

Mâverdî

Kazanılmış akıl, doğuştan gelen aklın ürünüdür; bilginin zirvesi, doğru yönetim ve isabetli düşüncedir.

Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn · s. 20