Abdullah b. Mübarek
Dünya ehli, içindeki en güzel şeyin tadına varmadan dünyadan göçüp gider. Kendisine, “Peki içindeki en güzel şey nedir?” diye sorulduğunda, “Yüce Allah’ı tanımaktır,” dedi.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 167
Hikmet Ehli · Arşiv
13 sonuç
Dünya ehli, içindeki en güzel şeyin tadına varmadan dünyadan göçüp gider. Kendisine, “Peki içindeki en güzel şey nedir?” diye sorulduğunda, “Yüce Allah’ı tanımaktır,” dedi.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 167
“Ey Ebû Abdurrahman, günümün artan vaktini neye ayırayım: Kur’an öğrenmeye mi, ilim talep etmeye mi?” diye sordu. İbnü’l-Mübârek, “Namazını kılmaya yetecek kadar Kur’an okuyabil…
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 165
İbnü’l-Mübârek yürürken bir adam ona hadis hakkında soru sordu. İbnü’l-Mübârek, “Bu, ilme saygı göstermek değildir,” diye karşılık verdi.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 166
Hadisin ilk faydası, insanların birbirine fayda sağlamasıdır.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 166
‘Hadisi Allah rızası için talep eden kimse isnadında titiz davranmalı mı?’ diye soruldu. İbnü’l-Mübârek, ‘Hadisi Allah için talep ediyorsa, isnadında titiz davranmaya daha çok l…
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 166
‘Öğüt verecek kimse kaldı mı?’ diye soruldu. İbnü’l-Mübârek, ‘Peki öğüt kabul edecek kimse kaldı mı?’ diye karşılık verdi.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 166
Kalpte dünya sevgisi vardır; günahlar kalbi çepeçevre sarmıştır. Öyleyse iyilik kalbe ne zaman ulaşır?
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 167
Bir kimse yüz şeyden sakınsa da tek bir şeyden sakınmayı gözetmese vera sahibi olmaz; cehaletten bir özellik taşıyan da cahillerdendir. Allah Teâlâ’nın Nûh kıssasında, Nûh’un “R…
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 167
Kişi kendi haddini tanıyınca, kendi gözünde köpekten daha zelil hâle gelir.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 168
Yücelen, Allah’a itaati nedeniyle Allah’ın yücelttiği kişidir; alçalan da Allah’ın alçalttığı kişidir.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 169
Edep öğretenlere artık yetişemediğimiz bir zamanda edep aramaya koyulduk.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 169
Salihleri severim ama onlardan biri değilim; kötü kimselerden nefret ederim, oysa ben onlardan da kötüyüm.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 170
İki kişi yolda arkadaşlık ederken biri iki rekât namaz kılmak ister de arkadaşının hatırı için bundan vazgeçerse bu riyadır; namazı arkadaşının hatırı için kılarsa bu şirktir.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 171