Bazen seher vaktine kadar uyanık kalırsın, bazen de gecenin sonunda uyanırsın. Böyle bir vakitte yapılacak en güzel iş istiğfar etmektir: Onlar seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.(Zariyat/18)
Okuma mecmuası
Sözün izinde, sakin bir okuma
Bu bölümden on alıntılık bir okuma seçkisi. İsterseniz sırayı değiştirebilir veya aynı kişiyle devam edebilirsiniz.
35 kayıt · Muasır
Zikrin pek çok fazileti vardır. Fakat en sarsıcı olanı şudur: Kainatın Rabbi, seni yüce mecliste adınla anar. Siz beni anın ki ben de sizi anayım. Düşünsene, Allah senin adını anıyor.
Kur’an-ı Kerim, genel olarak onu dinleyenin kalbini fetheden bir tesire sahiptir. Fakat son zamanlarda ayrıca şunu hissediyorum: Gecenin sessizliği çöktüğünde Kur’an bambaşka bir âleme dönüşüyor. Gecenin sükûnetinde onun heybeti ve derinliği çok daha güçlü hissediliyor.
Kalp katılığının sonuçları şunlardır: şeriatı eğip bükmek, hevaya uymak, ibadetlerde gevşeklik göstermek, günaha koşarcasına yönelmek, ahiretten gafil kalmak ve dünyaya aldanmak.
Sen her an ömründen harcıyorsun. Bu sermayeyle ya kârlı bir ilim ve salih amel kazanırsın ya da ömrün, kaybedilmiş fırsatların ardından bakmakla tükenir.
İlmi sağlamlaştırmanın özü emek ve zahmettir. Talebe bir mesele üzerinde ne kadar çok düşünür ve uğraşırsa, onu o kadar iyi kavrar. İlmi yerleştirmenin yolları da çoktur: tefekkür, mütalaa, ders verme, tekrar, özet çıkarma ve pratik uygulama.
Allah, günahın içine bir lezzet, itaatin içine ise bambaşka bir tatlılık koymuştur. Alimler, gece yarısı O’na münacatta bulunmanın ve oruçluya iftar vermenin verdiği tadın, dünya lezzetlerinden çok daha üstün olduğunu söylemişlerdir.
Kur’an, sadece bilgi veren bir kitap yahut merasimlerde okunan bir metin değildir. O, her meselenin üstünde yer alan en büyük davayı taşıyan ilâhî bir hitaptır. Onun uğruna kopmaz denilen bağlar kopmuş, kınındaki kılıçlar çekilmiş, sarsılmaz sanılan tahtlar yıkılmış ve nice sıradan insanlar onunla en yüksek mertebelere yükselmiştir.
İlmin genişliğini, ömrün kısalığını ve hayatın sayısız meşgalesinin farkında olan kimse, Yahyâ b. Ebî Kesîr’in şu sözünün gelişigüzel söylenmediğini, edebî bir süs olsun diye yazılmadığını; aksine tecrübenin içinden süzülüp geldiğini çok iyi anlar: İlim, beden rahatlığıyla elde edilmez.
Kim Allah’tan yardım ister ve O’na sığınırsa, Allah ona muvaffakiyet kapılarını hiç ummadığı, aklına bile gelmeyecek ince sebeplerle açar.
Kaynak özeti her alıntının altında, ilgili kayıt bağlantısıyla birlikte yer alır.