Erdemlerin kendileri, ancak nefislerimizi onların karşıtı olan kusurlardan arındırdıktan sonra elde edilir.
— İbn Miskeveyh
Bağlam
Müellif hemen ardından bu karşıt kusurları kötü bedensel arzular ve hayvanî taşkınlıklar olarak açıklar; bunları erdem sanmanın alışkanlığa dönüştüreceğini belirtir.
Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 18 Kaynağı aç
İnsana, insan oluşu bakımından özgü olan ve insanlığını ve erdemlerini tamamlayan fiilleri, güçleri ve melekeleri, düşünme ve ayırt etme gücünün bağlı olduğu iradî işlerdir.
— İbn Miskeveyh
Bağlam
Müellif önce insanın diğer varlıklarla paylaştığı güçleri burada ele almadığını söyler; hedef cümlede insan olmanın özgül fiillerini iradeye, düşünme ve ayırt etme gücüne bağlar.
Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 19 Kaynağı aç
İnsanın mutluluğu, insana özgü fiillerin ayırt etme ve düşünüp taşınma gücüne uygun biçimde ondan doğmasıdır.
— İbn Miskeveyh
Bağlam
Bir önceki açıklama her varlığın mutluluğunu kendi özgül fiillerini tam yapmasına bağlar; burada bu ilke insanın ayırt etme ve düşünme yetisine uygulanır.
Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 22 Kaynağı aç
Akleden nefsin hareketi ölçülü olup kendi sınırını aşmadığında ve doğru bilgilere yöneldiğinde—yalnızca bilgi sanılan varsayımlara değil, çünkü bunlar gerçekte cehalettir—ondan ilim erdemi doğar; ardından hikmet gelir.
— İbn Miskeveyh
Bağlam
Müellif bunu hayvanî nefsin ölçülü ve akleden nefse bağlı oluşundan iffet ve cömertliğin doğduğu açıklamayla karşılaştırır.
Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 24 Kaynağı aç
Hayvanî nefsin hareketi ölçülü olduğunda ve akleden nefse, onun için belirlenen pay konusunda karşı çıkmadan uyduğunda, arzusunun peşinden aşırı biçimde gitmediğinde, bundan iffet erdemi doğar; ardından cömertlik erdemi gelir.
— İbn Miskeveyh
Bağlam
Öncesinde öfkesel ve akleden nefsin güçleri açıklanır; devamındaki sonuç, iffet ve cömertliği hayvanî nefsin akleden nefse dengeli biçimde uymasına bağlar.
Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 24 Kaynağı aç
İnsan varlığının amaçlanan gayesine yönelip ona ulaşan kişi, iyi ya da mutlu diye adlandırılmayı hak eder.
— İbn Miskeveyh
Bağlam
Hemen sonraki cümle, bu gayeye engeller yüzünden ulaşamayanı kötü ve bedbaht diye niteler; sonra iyilikleri insanın iradesi ve çabasıyla elde ettikleri olarak tanımlar.
Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 19 Kaynağı aç
Böylece her kişi bedenin bir organı gibidir; insanın ayakta kalması bedeninin bütün organlarının eksiksiz olmasına bağlıdır.
— İbn Miskeveyh
Bağlam
Öncesinde ortak mutluluğun insanlar arasında paylaşıldığı ve herkesin diğerlerinin yardımıyla insanî yetkinliğe katkı sağladığı söylenir; bu cümle karşılıklı bağımlılığı beden benzetmesiyle anlatır.
Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 23 Kaynağı aç
Öfkesel nefsin hareketi ölçülü olup akleden nefsin onun için belirlediğine uyduğunda, vakitsiz harekete geçmediğinde ve gerektiğinden fazla hararetlenmediğinde, bundan hilm erdemi doğar; ardından cesaret erdemi gelir.
— İbn Miskeveyh
Bağlam
Müellif öfkesel kuvveti dengeleyen ölçülülüğün önce hilm, sonra cesaret erdemini doğurduğunu; bunların uyumunun da adalete bağlandığını anlatır.
Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 24 Kaynağı aç
İradî fiillerde iyilik ve kötülük, ya daha üstün olanı seçip uygulamakla ya da daha aşağı olanı seçip ona yönelmekle belirir.
— İbn Miskeveyh
Bağlam
Müellif önce mutluluk ve bedbahtlık türlerini topluca açıklar; bu sonuç cümlesi iradeli fiillerin iyi veya kötü oluşunu tercihe bağlar.
Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 22 Kaynağı aç
İnsan, diğer bütün varlıklar arasında, başkasının paylaşmadığı kendine özgü bir fiile sahiptir; bu fiil, ayırt edip düşünüp taşınan gücünden doğar.
— İbn Miskeveyh
Bağlam
Yazar varlıkların her birinin kendine özgü bir yetkinliği ve fiili olduğunu örneklerle anlattıktan sonra insanın özgül fiilini ayırt etme ve düşünme gücüne bağlar.
Tehzîbü'l-Ahlâk ve Tathîrü'l-A'râk · s. 20 Kaynağı aç