Hikmet Ehli

Okuma mecmuası

Sözün izinde, sakin bir okuma

Bu bölümden on alıntılık bir okuma seçkisi. İsterseniz sırayı değiştirebilir veya aynı kişiyle devam edebilirsiniz.

14 kayıt · Selef ve Âlimler

Bölümün tamamını oku

Bilakis, kaderi mazeret gösteren herkes çelişki içindedir. Çünkü her insanın yaptığına göz yumması mümkün değildir. Bir zalim kendisine veya başka insanlara zulmettiğinde; yeryüzünde bozgunculuğa girişip insanların kanını dökmeye, cinsel dokunulmazlıklarını çiğnemeye, ekinleri ve nesilleri yok etmeye başladığında yahut insanların hayatlarını sürdüremeyecekleri benzeri zararlar verdiğinde, mutlaka bu zararı gidermesi ve zalimi, kendisinin ve benzerlerinin saldırganlığını durduracak biçimde cezalandırması gerekir. Ona şöyle denir: Kader bir mazeretse, herkesin sana ve başkalarına dilediğini yapmasına izin ver. Bir mazeret değilse, “Kader mazerettir” sözünün dayanağı geçersiz olur.

— İbn Teymiyye

Bağlam

Kaderin günah ve zulüm için genel bir mazeret sayılmasının tutarsızlığı, kişinin kendisine veya başkasına yönelik zulmü önleme zorunluluğu üzerinden açıklanır. Hüküm, doğrudan günahı mazur sayma tartışmasının içindedir.

el-Ubûdiyye · s. 62 Kaynağı aç

Mümin gücü yettiğinde adil davranır ve iyilik eder; baskı altında bırakılıp yenildiğinde sabreder ve Allah’tan karşılık bekler.

— İbn Teymiyye

Bağlam

Müellifin kendi açıklamasından alınmıştır; kaynak pasajı denetim kanıtlarında verilmiştir.

Mecmûu'l-Fetâvâ · c. 2 s. 327 Kaynağı aç

Allah’ın kullarına emrettiği sebeplere başvurmanın tamamı ibadettir; tevekkül de ibadetle birlikte zikredilir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurur: “Ona ibadet et ve Ona tevekkül et.” [Hûd,123] Yine şöyle buyurur: “De ki: O benim Rabbimdir; Ondan başka ilah yoktur. Ona tevekkül ettim ve dönüşüm Onadır.” [Ra‘d,30] Şuayb aleyhisselâm da şöyle demiştir: “Ona tevekkül ettim ve Ona yönelirim.” [Hûd,88]

— İbn Teymiyye

Bağlam

Müellif, kaderi bilmenin dua, tedavi ve benzeri sebeplere başvurmayı gereksiz kıldığı düşüncesini eleştirir. Bu paragraf, Allah’ın emrettiği sebeplerin ibadet oluşunu ve tevekkül ile ibadetin birlikte anılmasını açıklar.

el-Ubûdiyye · s. 70 Kaynağı aç

O, her türlü eksiklikten münezzehtir; âlemlerin Rabbi, onları yaratan ve rızıklandıran, yaşatan ve öldüren, kalplerini evirip çeviren ve işlerini yöneten O’dur. Onların O’ndan başka Rabbi, O’ndan başka mâliki, O’ndan başka yaratıcısı yoktur; bunu ister kabul etsinler ister inkâr etsinler, ister bilsinler ister bilmesinler. Ancak aralarındaki iman edenler bunu tanıyıp ona iman ettiler. Buna karşılık, bunu bilmeyen ya da Allah’ın o kişinin Rabbi ve Yaratıcısı olduğunu bildiği hâlde gerçeği inkâr eden, Rabbine karşı büyüklük taslayıp O’nu kabul etmeyen ve O’na boyun eğmeyen kişi farklıdır. Hakikati bilmek, onu kabul etmeye karşı kibir ve onu inkârla birleştiğinde sahibine azap olur.

— İbn Teymiyye

el-Ubûdiyye · s. 51 Kaynağı aç

İbadet ve ona bağlı tevekkül, korku ve benzeri yönelişler yalnız Allah’a yöneltilir.

— İbn Teymiyye

Bağlam

Müellif sevgi ve itaatin Allah ve Resulü için kullanılabilmesini, ibadetle ilişkili tevekkül ve korku gibi yönelişlerin ise yalnız Allah’a yönelmesini ayırır.

el-Ubûdiyye · s. 49 Kaynağı aç

Allah’ı ve Resulünü sevmek, Allah’tan korkmak, O’na yönelip dönmek, dini yalnız O’na has kılmak, hükmüne sabretmek, nimetlerine şükretmek, takdirine razı olmak, O’na tevekkül etmek, rahmetini ummak, azabından korkmak ve benzeri şeyler de Allah’a ibadettendir.

— İbn Teymiyye

Bağlam

Müellif önce dışa yansıyan amelleri, ardından sevgi, sabır ve tevekkül gibi kalbe ait hâlleri ibadet kapsamında sayar.

el-Ubûdiyye · s. 44 Kaynağı aç

Sapıtan kişinin sapmasının temelinde, kendi kıyasını Allah katından indirilmiş nasların önüne geçirmesi ve hevâya uymayı Allah’ın emrine uymanın önüne koyması vardır. Çünkü içsel tat, coşku ve benzeri hâller, kulun sevdiği ve arzuladığı şeye göre şekillenir. Her sevenin, sevgisine ve arzusuna göre içinde duyduğu bir tat ve coşku vardır.

— İbn Teymiyye

Bağlam

Öznel içsel tecrübe ve arzuların kendiliğinden doğru yolun ölçüsü olmaması açıklanır. Müellifin nasları ve ilahî emri önceleme gerekçesi tam paragraf olarak korunur. Komşu26–27’de hem iman tadı hem put, vatan, kardeş ve kadın sevgisi gibi farklı tecrübeler örneklenir; tat ve coşku yalnız dinî tecrübeye daraltılmaz.

el-Ubûdiyye · s. 67 Kaynağı aç

İlah, kalbin kendisine tam sevgi, yüceltme, tazim, hürmet, korku ve umutla kulluk ettiği varlıktır.

— İbn Teymiyye

Bağlam

Önce ibadetin Allah’ın ilahlığına bağlı olduğunu ve Allah’ı Rab olarak tanımakla yalnız O’na ibadet etmenin aynı şey olmadığını belirtir; ardından ilahlığı kalbin yönelişiyle açıklar.

el-Ubûdiyye · s. 53 Kaynağı aç

İbadet, Allah’ın sevdiği ve razı olduğu bütün iç ve dış söz ve amelleri kapsayan genel bir addır.

— İbn Teymiyye

Bağlam

İbn Teymiyye bu tanımı, ibadetin kapsamı ve kulluğun mahiyeti hakkındaki bir soruya verdiği yanıtta sunar. Ardından ibadetin namaz ve zekât gibi görünen amellerin yanı sıra Allah sevgisi, ihlas, sabır, şükür ve tevekkül gibi kalbe ait amelleri de kapsadığını açıklar.

el-Ubûdiyye · s. 44 Kaynağı aç

Günahlara gelince, kulun günah işlemeye hakkı yoktur. Günah işlerse bağışlanma dilemesi ve tövbe etmesi gerekir. Böylece türlü kusurlarından tövbe eder, musibetlere de sabreder. Yüce Allah şöyle buyurur: “Sabret; Allah’ın vaadi gerçektir. Günahın için bağışlanma dile.” [Gâfir,55] Yine şöyle buyurur: “Sabreder ve takvâ sahibi olursanız, onların hilesi size hiçbir zarar vermez.” [Âl-i İmrân,120] “Sabreder ve takvâ sahibi olursanız, şüphesiz bu, kararlılık gösterilmesi gereken işlerdendir.” [Âl-i İmrân,186] Yûsuf aleyhisselâm da şöyle demiştir: “Kim takvâ sahibi olur ve sabrederse, Allah iyilik yapanların mükâfatını zayi etmez.” [Yûsuf,90]

— İbn Teymiyye

Bağlam

Müellif, musibet karşısında teslimiyet ile günahı kadere dayanarak mazur görmeyi ayırır. Bu müstakil paragrafta günahın sorumluluğu ve tövbe, musibetin karşısında ise sabır birlikte ele alınır.

el-Ubûdiyye · s. 57 Kaynağı aç

Kaynak özeti her alıntının altında, ilgili kayıt bağlantısıyla birlikte yer alır.