‘Hadisi Allah rızası için talep eden kimse isnadında titiz davranmalı mı?’ diye soruldu. İbnü’l-Mübârek, ‘Hadisi Allah için talep ediyorsa, isnadında titiz davranmaya daha çok layıktır,’ dedi.
— Abdullah b. Mübarek
Bağlam
Soru, hadisi Allah için talep eden kişinin isnadını sıkı biçimde araştırıp araştırmaması hakkındadır. Cevap, bu durumda isnadda titizliğin daha da gerekli olduğunu söyler.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 166 Kaynağı aç
İbnü’l-Mübârek yürürken bir adam ona hadis hakkında soru sordu. İbnü’l-Mübârek, “Bu, ilme saygı göstermek değildir,” diye karşılık verdi.
— Abdullah b. Mübarek
Bağlam
Beşr b. el-Hâris’in aktardığı olayda bir adam, İbnü’l-Mübârek yürürken ona hadis hakkında soru sorar; İbnü’l-Mübârek bu cevabı verir. Ardından Beşr, bu sözü çok beğendiğini söyler; bu değerlendirme İbnü’l-Mübârek’e nispet edilmemiştir.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 166 Kaynağı aç
Edep öğretenlere artık yetişemediğimiz bir zamanda edep aramaya koyulduk.
— Abdullah b. Mübarek
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 169 Kaynağı aç
Kişi kendi haddini tanıyınca, kendi gözünde köpekten daha zelil hâle gelir.
— Abdullah b. Mübarek
Bağlam
İbrahim b. Şemmâs, İbnü’l-Mübârek’in bu sözü söylediğini aktarır. ‘Kendi gözünde’ kaydı korunmuştur; ifade kişinin kendini küçük görmesini anlatan bir mübalağadır.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 168 Kaynağı aç
Hadisin ilk faydası, insanların birbirine fayda sağlamasıdır.
— Abdullah b. Mübarek
Bağlam
Muâz b. Hâlid, Abdullah b. el-Mübârek’ten bu sözü doğrudan işittiğini bildirir. Buradaki hadis, rivayet ilmini anlatır; söz bir peygamber hadisi olarak sunulmamıştır.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 166 Kaynağı aç
Kalpte dünya sevgisi vardır; günahlar kalbi çepeçevre sarmıştır. Öyleyse iyilik kalbe ne zaman ulaşır?
— Abdullah b. Mübarek
Bağlam
İbnü’l-Mübârek, dünya sevgisinin kalpte bulunması ve günahların kalbi kuşatması hâlinde iyiliğin ona ulaşmasının nasıl mümkün olacağını sorar. Zamir kalbe döner.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 167 Kaynağı aç
“Ey Ebû Abdurrahman, günümün artan vaktini neye ayırayım: Kur’an öğrenmeye mi, ilim talep etmeye mi?” diye sordu. İbnü’l-Mübârek, “Namazını kılmaya yetecek kadar Kur’an okuyabiliyor musun?” dedi. “Evet,” cevabını alınca, “Öyleyse onu, Kur’an’ın anlaşılmasını sağlayan ilmi talep etmeye ayır,” dedi.
— Abdullah b. Mübarek
Bağlam
Rüstem et-Tâlekânî’nin aktardığı soru-cevapta konuşan İbnü’l-Mübârek’tir. Cevap, önce namazı kılmaya yetecek kadar Kur’an okuyabilme şartını koyar; kalan vaktin Kur’an’ı anlamayı sağlayan ilme ayrılmasını söyler.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 165 Kaynağı aç
Salihleri severim ama onlardan biri değilim; kötü kimselerden nefret ederim, oysa ben onlardan da kötüyüm.
— Abdullah b. Mübarek
Bağlam
Ebû Ümeyye el-Esved, bu sözleri İbnü’l-Mübârek’ten işittiğini bildirir. Hemen ardından İbnü’l-Mübârek’in ayrı bir şiire başladığı kaydedilir; şiir bu seçilmiş nesir sözün dışında tutulmuştur.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 170 Kaynağı aç
Bir kimse yüz şeyden sakınsa da tek bir şeyden sakınmayı gözetmese vera sahibi olmaz; cehaletten bir özellik taşıyan da cahillerdendir. Allah Teâlâ’nın Nûh kıssasında, Nûh’un “Rabbim, oğlum ailemdendir,” dediğini ve Allah’ın ona “Sana öğüt veriyorum: Cahillerden olma,” buyurduğunu duymadın mı?
— Abdullah b. Mübarek
Bağlam
İbnü’l-Mübârek’in konuşması, iki bağlantılı ahlakî cümlenin ardından Nûh kıssasından Kur’anî delili de içerir; tam söz bu delille birlikte aktarılmıştır. “Tek şey” kaynakta belirtilmediği için somutlaştırılmamıştır. Ayette Nûh’un duası ve Allah’ın ona öğüdü ayrı konuşmacılara aittir; bunlar peygamber hadisi değil, İbnü’l-Mübârek’in söz içindeki Kur’an alıntısıdır.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 167 Kaynağı aç
‘Öğüt verecek kimse kaldı mı?’ diye soruldu. İbnü’l-Mübârek, ‘Peki öğüt kabul edecek kimse kaldı mı?’ diye karşılık verdi.
— Abdullah b. Mübarek
Bağlam
Bir adam İbnü’l-Mübârek’e öğüt verecek kişinin kalıp kalmadığını sorar; karşı soru öğüdü kabul edecek kişinin olup olmadığını gündeme getirir.
Hilyetü’l-evliyâ ve tabakātü’l-asfiyâ · c. 8 s. 166 Kaynağı aç