Söz sahibi: İbn Kayyim
Yağmurun vaktinde yağmasına duyulan umut nasıl güçleniyorsa, Rahmân’ın esintilerine erişme umudu da faziletli vakitlerde ve şerefli hâllerde güçlenir; özellikle gayretler birleştiğinde, kalpler birbirine destek olduğunda ve topluluk büyüdüğünde: Arafat’ta, yağmur duasında ve cuma cemaatinde olduğu gibi. Gayretlerin ve nefeslerin bir araya gelmesini Allah, hayrın gerçekleşmesine ve rahmetin inmesine vesile kılmıştır; diğer sebepleri sonuçlarına ulaştıran sebepler kılması gibi. Hatta rahmetin gerçekleşmesinde bu sebepler, duyularla kavranan sonuçlara ulaştıran maddî sebeplerden daha güçlüdür. Ne var ki kul, cehaleti yüzünden görünmeyeni değil görüneni, aklı değil duyuyu ağır basar bulur; zulmü yüzünden de duyunun hükmünü ve gereğini aklın hükmüne ve gereğine tercih eder. Kul yeri boşaltıp hazırlasa ve ıslah etse şaşırtıcı şeyler görürdü; çünkü Allah’ın lütfunu ancak kulun içindeki engel geri çevirir. Kul o engeli kaldırsa lütuf her yönden ona akın ederdi. Her geçtiği toprağı sulayan büyük bir nehri düşün: Susuz ve çorak toprağın bir kısmıyla nehir arasına kalın bir set çekilmiş; toprak sahibi kuraklıktan şikâyet ederken nehir hemen yanı başındadır!
Tarla/yağmur benzetmesinin ardından gelen bu ayrı paragraf, faziletli vakitlerde ve cemaatçe birleşen ibadetin rahmet umuduna vesile olmasını, kulun iç engelini ve bu engeli nehirden ayrılmış toprakla örneklemeyi anlatır.
Kaynak kaydı
Uddetü’s-sâbirîn ve zehîretü’ş-şâkirîn
Yazar: İbn Kayyim
s. 111
Kaynak kontrol bilgisi
- Kaynakta bulunma
- Kontrol edildiKontrol tarihi: 8 Ekim 2026
- Kişiye nispet
- Kontrol edildiKontrol tarihi: 8 Ekim 2026
- Tercüme
- Kontrol edildiKontrol tarihi: 8 Ekim 2026
İlişkili kayıtlar
- Kişi
- İbn Kayyim
- Koleksiyon
- Selef ve Âlimler